25 Kasım 2014 Salı

Hidayete Giden Yol 2

Posted by Özlem Karadeniz on 00:57 with 4 comments

Hidayete Giden Yol 1 okumak için tıklayın

Bu sabah uyandığında çok heyecanlıydı henüz başörtüsünü bağlamada çok acemiydi bi hayli uğraştı. Her sabah onu eşi arabasıyla işe bırakıyordu her zamankinden on onbeş dakika geciktiler..

Çalıştığı müşavirlik bürosu işhanının birinci kattındaydı. Arkadaşları kapıda kalmışlar onu bekliyorlardı. İbrahim onu görünce sadece tebessüm etti ama Kemal hiç konuşmadı daha sonra "Yabancı gibisin" itirafını almıştı :)

Neyse arkadaşlarını da atlattı patronunun tepkisinden emin değildi.. İşyerine iki üç günde bir uğrardı telefon eder talimatları verirdi. Bir ortağı vardı öğretmenlikten atılmış zaten kötü alışkanlıkların merkezide oydu. Aileleri olmalarına rağmen ikisine de içki kadın serbesti.

Saat 10:00 gibi patronu geldi. Betül'e bakışlarını hemen çevirdi ve odasına girdi tepkisini belli etmedi iki üç dakika geçti arkasından ortağı içeri girdi. Betül'ü örtünmüş bilgisayarda çalışırken görünce çok şaşırdı.
Göz kırptı bu halin ne der gibi..
Betül
-Hoşgeldiniz diye tebessüm edebildi.
cevap yok!
Betül içinden bir oh çekti.. hergünkü gibi mükellefler işyerine geldiklerinde Betül'ü örtülü görünce hiç bir şey soramıyorlar ama tokalaşmak için el uzatmakta tereddütlü yaklaşıyorlardı genel olarak olumlu karşılanmıştı.. Betül iyice rahatladı.. ilk günü vukuatsız atlattı..

Akşam iş çıkışı eşi geldi aldı. Eve gittiklerinde bir iki komşusu balkondan görmüşler hayırlı olsun diye tebrik etmişlerdi.. Ev sahibinin kızı üst komşusuydu açık bir insan olmasına rağmen sabah namaz kılan bir eczacı idi. Ondan hiç ummadığı tepkiyi aldı şok oldu.
- Sen şimdi tarikata da girersin.. diye onunla dalga geçti ve bir çok eleştiren sözler..
Biran iç geçirdi Betül "Sen nasıl secde ediyorsun sadece işlerim rast gitsin kafasıyla kılınan sabah namazlarını şimdi anlıyordu. Hiç ses çıkarmadı çünkü islam hakkında pek ilmi bilgisi yoktu sadece tebessüm edebildi..

Eve girdiler eşiyle muhabbet sohbet yemek faslı da geçti. Namaz kılması gerektiğini biliyordu ama nasıl? vakit namazlarını kılmayı bilmiyordu. Maddi problemleri olunca gece kalkıp hacet namazı kılmayı araştırarak öğrenmişti ama sünnet farz namaz ne demekti ?

Evlendikleri ilk gece eşinin arkasında namaz kılmıştı o ne yaptıysa taklit etmiş selam vermişler dualar etmişlerdi güzel bir gelecek için..

Annesinin ona hediye ettiği bir namaz hocası vardı kalınca bir kitap onu incelemeye başladı sonunda namaz kılmayı öğreten kısımları buldu inceledi ilkokulu bitirdiği sene camide hatim etmiş ama kur'an okumayı namaz surelerini unutmuştu.

Namaz hocasını yatağın üzerine açık bıraktı bakarak namaz kıldı ve içini büyük bir huzur kapladı..
Ertesi gün işe gittiğinde patronunun ortağı ile aralarında tuhaf bir telefon konuşması geçti..
- İyi misiniz Betül hanım?
- Teşekkür ederim siz nasılsınız ?
- Gerçekten emin misiniz iyi olduğunuzu görüntünüz hiç hoş gelmiyor da..
- Hayır gayet iyiyim hemde eskisinden dahada iyiyim..

İçinden o kadar rahatladı ki "en azından laf altında kalmadım oh be dedi :)"

Patronu hiç yüzüne bakmıyordu bi an işten atılır mıyım diye geçirdi.. Allah'ım beni böyle imtihan ediyor bakalım geçim sıkıntısından açılacak mı? diye.. Azimeti arttı daha çok dua ezberlemeye ve kitap okumaya başladı hızla öğreniyordu işyerinde İbrahim'e soruyor bilgilerini teyit ediyordu..

Ama değişmeyen biri vardı eşi.. O namaz kılmıyor islamı sadece eşini tesettüre girmekten sayanlardan mıydı acaba çok üzülüyordu..
Betül'ü birde korkular sarmaya başladı görmediği varlıkların arkasından namaz kılarken kendisine zarar vereceklerini sanıyordu.. Secdeye giderken seccade de bazı suretler görür korkardı ama yine de namaza ağlayarak ısrarla devam ederdi..

Sonunda eşi kızmaya başladı
- Namaz kılma hayatım ya! bu ne böyle korkudan ağlıyorsun bensiz adım atamaz oldun..

Betül'ün itikadı o kadar kuvvetliydi ki baktı olacak gibi değil İbrahime söylemeye karar verdi..

Ertesi gün iş yerinde
-İbrahim bir insan neden korkar ben çok korkuyorum üç harfliler varya sanki bana zarar vereceklermiş gibi..
-İman eksikliğinden bana bak bende inanamıyacaksın ama fareden çok korkarım deyince gülüştüler..
- Gülme doğru söylüyorum.. Korkularımız hep Allah'a olan inancımızın zayıf olmasından ileri gelir.. hele konu ibadetse yalnız Allah'tan korkulur O seni korur bunu unutma!

O an kalbine ben namazlarımı vaktinde kılsam acaba Rabb'im bu imtihanımı kolaylaştırır mı diye geçirdi ve artık işyerinde kendine namaz kılacak bir ortam oluşturmaya karar verdi zaten patronu birkaç haftadır hiç gelmez oldu anlıyordu onu görmek istemediğini iştende çıkaramıyordu bilgisayarı ve işini iyi bildiği için..

Eve gittiğinde kendini yatak odasında attı ve korkmadan namaz kılmak istiyordu kalbine bir seccade daha önüne koy diye ilham geldi..
Beyaz bir etamin seccadesi vardı çok sevdiği hemen onu çıkardı önüne serdi bunda Sevgili Peygamber Efendimiz (sav) kılar.
Bende dedi seccadesini serdi ve cemaat olurum..
Kalpten sanki peygamberini görüyordu ruku ve secdeleri beraber yaptılar yine ağlıyordu ama korkudan değil aşk ve feyizden.. bu kıldığı namazı hayatı boyunca unutmayacaktı...
Ağladı.. günahlarına... ağladı pişmanlıklarına... ağladı keşkelerine.. çok tevbe etti ve gözyaşlarıyla "Allah'ım Sen beni koru yolundan ayırma peygamberime (sav) ümmet et." diye nice nice dualar etti..

devamı var
Yazan Özlem Karadeniz (Gerçek bir hayat Hikayesi)

Hidayete Giden Yol 3 tıklayın..




Tepkiler:

4 yorum:

  1. çok sevdim çok da öğretici. bunu sona en baştan bi daa okucam roman gibi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim inan bu yorumlar beni çok etkiliyor..

      Sil
  2. Sadece bu bölümü okudum ama etkileyici.. Umarım devamını okumakta nasip olur..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amiin.. inşaAllah! bir önceki bölümüde okumanızı çok isterdim..

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...