11 Kasım 2015 Çarşamba

İzlerken bile nefessiz kalıyor insan yüzme videolarını seyrederken buldum ve paylaşmak istedim süper görüntüler.. "Hayır olamaz dalma oraya der gibisiniz değil mi? "
Bende suyun altında yüzmeyi çok seviyorum çünkü tüm kaslarımın çalıştığını, esnediğini ve rahatladığını hissediyorum..


Bir yumurtanın akibeti =)

Ben hala yüzmeye gidiyorum ve çok da seviyorum sudan korkmuyorum yüksekten suya atlamaya da başladım aslında mecbur değil ama ben atlayabilir miyim diye taleb edince hocam izin verdi. 

Atladıktan sonra alkışlattırdı ilk atlayışlarımda sudan dayak yiyordum ama şimdi daha iyiyim =)))

Benim yüzme maceralarım bitmez ben biraz suda eğlenmeyi seviyorum ki keyif alalım yüzüp yüzüp gitmenin hasreti olmuyor kahkalar karışması lazım aralara =))

Sevgiler..  

7 Kasım 2015 Cumartesi



قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ
Kul eûzu bi rabbin nâs(nâsi).
De ki: “Ben insanların Rabbine sığınırım.”
Kelime kelime anlamı
1. kul : de
2. eûzu : ben sığınırım
3. bi rabbi : Rabbine
4. en nâsi : insanlar

مَلِكِ النَّاسِ
Melikin nâs(nâsi).
İnsanların melikine (mâlikine).
Kelime kelime anlamı
1. meliki : melik (sultan), mâlik (sahip)
2. en nâsi : insanlar

إِلَهِ النَّاسِ
İlâhin nâs(nâsi).
İnsanların İlâhı'na (sığınırım).
Kelime kelime anlamı
1. ilâhi : ilâh
2. en nâsi : insanlar
مِن شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ
Min şerril vesvâsil hannâs(hannâsi).
Hannasın vesveselerinin şerrinden.
Kelime kelime anlamı
1. min şerri : şerrinden
2. el vesvâsi : vesveseler
3. el hannâsi : gizlice vesvese veren
الَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ
Ellezî yuvesvisu fî sudûrin nâs(nâsi).
Ki o (hannas), insanların göğüslerine vesvese verir.
Kelime kelime anlamı
1. ellezî : ki o
2. yuvesvisu : vesvese verir
3. fî sudûri : göğüslere
4. en nâsi : insanlar
مِنَ الْجِنَّةِ وَ النَّاسِ
Minel cinneti ven nâs(nâsi).
İnsanlardan ve cinlerden (insanların Rabbine, Meliki'ne ve İlâhı'na sığınırım). 
Kelime kelime anlamı
 
1.
 min(e) el cinneti : cinlerden 
2. ve en nâsi : ve insanlar

Nas Suresi Medine'de nazil olmuş ve altı ayetten oluşmaktadır. İnsanların Rab-bine sığınmayı emrettiği için ''İnsanlar'' manasına gelen ''Nas'' adı verilmiştir.

Felak ve Nas Sureleri'nin ikisine birlikte iki koruyucu manasına gelen '' Muavvezeteyn'' denir. Peygamber Efendi'miz (sav) bu sureler hakkında şöyle buyurmuştur: 

'' Geceye girdiğin ve sabah kalktığın vakit, üç defa İhlas Suresi ile Muavvezeteyn Sureleri okuman her şey için sana kafidir. 
( Yani her türlü bela ve musibetten korur.)''

1) Ey insanların ve cinlerin Peygamberi! De ki: Ben insanların Rab-bine sığınırım. İnsanları yaratan, besleyen, koruyan, terbiye eden, edeblendiren Yaratıcı'ya sığınırım.

2) İnsanların Melik'ine; yani bütün insanlığın sahibi, hükümdarı, işleri idare eden ve bütün insanlığın selamet ve saadetini temin edecek olan hükümlerin koruyucusu ve emredicisi bulunan Allah-u Teala'ya sığınırım.

3) İnsanların ilahına; yani bütün mahlükatın yaratıcısı ve sahibi olan Allah-u Teala'ya sığınırım.

4) O gizli vesvesenin, yani kalplere yanlış düşünceler düşürmek isteyen şeytanın tabiatında bulunan aldatıcı kimselerin verdiği vesvesenin şerrinden Allah-u Teala'nın himayesine sığınırım.

5) O şeytandan Allah-u Teala'ya sığınırım ki o insanların göğsüne vesvese (kötü düşünceler) fısıldar.

6) Gerçekten de öyle pek büyük birer düşman olan aldatıcı kimselerden, o kalplere vesvese veren din düşmanlarından kaçınılmalıdır. Bu vesvese verenler gerek cinlerden, gerekse insanlardan olsun. Hangi taifeden olursa olsun, bunların hepsinden de kaçınılmalı, onların şerlerinden Allah-u Teala'ya sığınılmalıdır.



Nâs Suresi’nin İnişi

Bu Sûre-i celîle de İbn Abbâs’tan Ebu Salih rivayetinde medenî, Ebu Küreyb rivayetinde mekkîdir. Sahih olan medenî oluşudur. Felak Sûresinden sonra veya biraz sonra geleceği üzere iki sûre birlikte nazil olmuştur.

Sa’lebî’nin tefsirinde İbn Abbâs ve Hz. Aişe’den rivayetle zikrettiği bir hadiste onlar şöyle anlatıyor: 

"Yahudilerden bir çocuk Hz. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e hizmet ederdi. Yahudiler onun aklını çelip Rasûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in taradığı saçlarından ve tarağından bir kaç diş almasını istediler. 
O da bunları alıp Yahudilere verdi. Yahudiler de bunlarla Rasûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e büyü yaptılar. Bunu yapan kişi içlerinden İbn A”sam adında birisiydi. Yaptıktan sonra o büyüyü Züreyk oğullarının kuyusuna attılar ki o kuyuya Zervan denilirdi.

Bu büyü ile Rasûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) rahatsızlandı. Başında saçları dağıldı. Altı ay süreyle kadınlara gittiğini görüyor (ona öyle geliyor) ve fakat onlara (aslında) yaklaşmamış oluyordu. Bir iş yaptığını sanıyor ve fakat yapmamış oluyordu. Erimeye başlamıştı fakat başına ne geldiğini bilmiyordu.

Bir gün uyuduğu bir sırada kendisine (rüyasında) iki melek geldi. Birisi baş tarafına, diğeri ayakucuna oturdu. Ayak tarafına oturan baş tarafına oturana:

 “Adamın nesi var?” diye sordu. Başucundaki: 

“Hasta olmuş.” dedi. Ayakucundaki: 

“Neden hastalanmış?” diye sordu. Başucundaki: 

“Kendisine büyü yapılmış.” dedi.

 “Ona kim büyü yapmış?” sorusuna da: 

“Yahudi Lebîd ibn A’sam.” demiş. 

“Ona ne ile büyü yapmış?” sorusuna da: 

“Tarağı ve taraktan düşen saçıyla.” cevabını vermiş.

 “Peki o büyü nerede?” deyince de 

“Bir hurma çiçeğinin kabuğunda, Zervan kuyusunun dip taşının altında.” diye cevap vermiş ve o sırada Hz. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) uykusundan uyanmış ve: 

“Ey Aişe, farkında mısın Allah Tealâ bana ilâcımı bildirdi.” buyurmuş, sonra da Ali, Zübeyr ve Ammâr ibn Yâsir’i o büyüyü alıp getirmeye göndermiş. 
Kuyunun başına gelmişler, kuyunun ipini çekmişler, kuyudaki su sanki kına suyu gibiymiş. Kayayı kaldırmışlar, altındaki hurma çiçeği kabuğunu çıkarmışlar. İçinde Hz. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in saçından düşen kıllarla tarağından kırılmış iki diş ve yanında bağlanmış bir ip varmış. İpin üzerinde iğne ile dikilmiş on iki düğüm varmış.

İşte bunun üzerine Allah Tealâ bu iki Sûreyi indirmiş de her âyet okundukça bir düğüm çözülmüş ve Rasûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), ondan her bir düğüm çözüldükçe bir hafiflik hissediyormuş. 

Nihayet son düğüm de çözülünce rahatlayıp sanki ipten kurtulmuş gibi kalkmışlar. Cibrîl:

 “Ey Allah’ın Rasûlü, Allah’ın adıyla sana rukye (muska) yaparım; seni rahatsız eden her kötülükten, hasedçiden ve gözden. Böylece Allah sana şifa verir.” demiş.

“Ey Allah’ın elçisi, o pis herifi tutup öldürelim mi?” dediklerinde Rasûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem):

 “Bana Allah şifa verdi. İnsanlara kötülük etmekten nefret ederim.” buyurmuş. İbn Kesîr bu haberi zikrettikten sonra bunda ğariblik ve münkerlik bulunduğunu da Söylemiştir.

Seâlibî Tefsirinde bu yahudi Lebîd ibnu’l-A’sam ile birlikte kızlarının da Rasûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’a büyü yaptıkları ve
 “Düğümlere üfürenlerin şefrinden” ile onların kastedildikleri ayrıntısına da yer verilmiştir. NeysâbÛrî, Hz. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in büyü yapılmış olarak kaldığı süreyi altı ay değil sadece üç gece olarak zikreder.

Hadise (Hz. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e Yahudiler tarafından büyü yapılması) olayı Buhârî ve Müslim’de de muavvizeteyn Sûrelerinin nüzul sebebi olduğu tasrih edilmeksizin anlatılmıştır. Burada Lebîd ibnu’l-A’sam Züreyk oğullan Yahudilerinden birisi olarak zikredilirken Müslim’deki rivayette kuyunun adı Zî Ervân kuyusu olarak verilmektedir.

Nâs Sûresi İngilizce Çevirisi

De ki: “Sığınırım ben, insanların Rabbine –> Say: I seek refuge in the Lord of mankind,,

İnsanların pâdişâhına –> The King of mankind,

İnsanların Tanrısına –> The God of mankind,

O sinsi vesvesecinin şerrinden –> From the evil of the sneaking whisperer,
O ki insanların göğüslerine (kötü düşünceler) fısıldar –> Who whispereth in the hearts of mankind,

Gerek cinlerden, gerek insanlardan (olan bütün vesvesecilerin şerrinden Allah’a sığınırım) –> Of the jinn and of mankind.



Nâs Suresine İlişkin Rivayetler
Bir kimse sabah akşam üçer defa İhlas suresi, Felak ve Nas suresini okursa, 
Allah’u Teala o kimseyi cin ve insan şerrinden korur. Ayrıca bela ve musibetlere karşı da koruma altına alır. hiçbir kötü kişi ona kötülük yapamaz.

Nas Suresini devamlı okumayı alışkanlık haline getiren kimse, daima sıhhat ve afiyette olur. Nazara karşı okunursa, şifa bulur.

Son nefesini vermekte olan kimse için bu sure okunursa, ruhu bedenden rahatça ayrılır.

Yatağa girerken okuyan kimse, cin ve şeytan şerrinden kurtulur. Vesvesesiz, korkusuz rahat bir uyku uyur.

10 sure vardır ki 10 şeyi engeller:
Fatiha suresi Rabbin gazabını,
Yasin suresi Kıyamet susuzluığunu,
Duhan suıresi Kıyametteki korku ve dehşeti,
Vakıa suresi fakirliği, sıkıntıyı,
Mülk suresi kabir azabını,
Kevser suresi hasımların kin ve intikamlarını,
Kafirun suresi küfrü, ölüm anında imansız gitmeyi,
İhlas suresi ikiyüzlülük, bozgunculuk ve fitneyi,
Felak suresi hasetçilerin hasedini,
Nas suresi vesveseyi engeller.

hazırlayan Ozlem Karadeniz

30 Ekim 2015 Cuma

Fatiha Suresi Kelime Meali,Kırık Meali

Posted by Özlem Karadeniz on 19:59 with 14 comments

Bismillāhirahmānirahīm
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ 

Rahmân ve Rahîm olan Allah i adıyla

2
الحمد لله رب العلمين
Elhamdü lillâhi rabbil'alemin
Her türlü Hamd âlemlerin Rabbi,olan Allah'-a/-için dır
3
الرحمن الرحيم
Errahmânir'rahim
o Rahmân ve Rahimdir,
4
ملك يوم الدين
Mâliki yevmiddin
Din gününün sahibidir
5
اياك نعبد و اياك نستعين
İyyâke na'budü ve iyyâke neste'în,
Ancak sana kulluk ederiz ve ancak senden yardım dileriz
6
اهدنا الصرط المستقيم
İhdinessırâtel müstakîm
Bizi dosdoğru yol(un)a hidayet eyle
7
صرط الذين انعمت عليهم غير المغضوب عليهم ولا الضالين
Sırâtallezîne en'amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn
Kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna; gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil.

Bu kelimeler renklerine göre yani anlamlarıyla ezberlenecek..
Her türlü  ال
Hamdحمد
âlemlerinالعلمين
Rabbi,olanرب
Allah'-a/-için dır لله
o Rahmân الرحمن
Rahimdir,الرحيم
sahibidirملك
günününيوم
Din الدين

Ancak sanaاياك


kulluk ederizنعبد
ve و
ancak sendenاياك
yardım dilerizنستعين
 hidayet eyleاهد
Biziنا
yol(un)a الصرط
dosdoğru المستقيم
yolunaصرط
kimselerinالذين

nimet verdiğinانعمت

Kendilerine عليهم

değil.غير
gazaba uğramışların المغضوب
veو
değil.لا
O sapıtanların  الضالين
Hazırlayan Özlem Karadeniz




Dualar Neden Kabul Olmuyor İbrahim bin Ethem

Posted by Özlem Karadeniz on 19:20 with 4 comments

Büyük alim İbrahim Ethem Hazretleri’nin bir hatırası vardır.
Kendisi bir ara Bağdat’tan sonra Basra’ya uğrar.
Etrafını saran halk sorar;
-Ey İbrahim..!
-Musibetlerden bir türlü kurtulamıyoruz
-bu konuda dua ediyoruz ama kabul olmuyor.
- Acaba neden duamız kabul olmuyor?
-Büyük Veli bunlara hemen cevap vermez;

☀İzin verirseniz bir müddet içinizde kalayım, durumunuzu tetkik edeyim sonra cevabını vereyim, der.
Gereken araştırmadan sonra onları topladığı mescitte şöyle hitap eder ;
- ☀Ey Basra halkı, halinizi inceledim. Kalbinizin günahlarla ölmüş olduğunu anladım. Ölmüş kalplerin duası kabul olmaz, der.
Halk sorar;
-☀ Ne türlü günahlarla kalbimiz ölmüş?
-Büyük Veli 10 tane günah sayar. Bunları da şöyle sıralar ;
1-Allah’ı tanıdığınızı söylüyorsunuz, ama emirlerini tanımıyorsunuz.
2..Kur’an-ı Kerim-i okuyorsunuz, ama muhtevasıyla amel etmiyorsunuz.
3Hz.Peygamberi sevdiğinizi söylüyorsunuz, ama sünnetini sevdiğinizi göstermiyorsunuz.
4-Şeytanın düşmanınız olduğunu söylüyorsunuz, ama onunla dostluktan asla geri kalmıyorsunuz.
5-Cenneti sevdiğinizi söylüyorsunuz, ama ona layık bir amel işlemiyorsunuz.
6-Cehennemden korktuğunuzu iddia ediyorsunuz, ama ona götürecek fiillerden geri kalmıyorsunuz.
7-Ölüm haktır diyorsunuz, lakin hak olan ölüme hiç hazırlık yapmıyorsunuz.
8-Din kardeşinizin ayıbı ile uğraşıyor, kendi ayıbınızı hiç görmüyorsunuz.
9-Allah’ın lütfettiği nimetleri bolca tüketiyor, ama hiç şükretmiyorsunuz.
10-Ölülerinizi gömüyorsunuz, bir gün sizinde gömüleceğinizi düşünmüyorsunuz.

İbrahim Ethem Hazretleri bunları saydıktan sonra sözünü şöyle bağlıyor
.
🌼Ey Basra halkı!
Kalbinizi öldüren bu 10 tane günahı terk etmedikten sonra dualarınızın kabul olacağını sanmayınız.
Kalbinizin dirilmesini istiyorsanız bu günahlardan kaçınmaya gayret edin. Gidişatınızı düzeltin.
Göreceksiniz ki dualarınız kabul olacak, başınızdan da bela ve musibetler uzaklaşıp gidecek.
İnsanoğlu dünya malını topluyor.
Allah yolunda harcamıyor, Zekatını bile vermiyor.
Sonra mirasçılara bırakıyor gidiyor. Başkaları sefasını sürerken, ölen o malların hesabını veriyor.

25 Ekim 2015 Pazar

Hicri Takvim Nasıl Tespit Edildi ve Neler Yapılır

Posted by Özlem Karadeniz on 01:11 with 4 comments

Müşrikler İslâm'dan önce Kusay b. Kilâb'a verdikleri önemden dolayı Onun ölümünü tarih başlangıcı olarak kabul etmişlerdir.
Ancak Fil olayından sonra tarih başlangıcı olarak bu olay kabul edilmeye başlanmıştır (Tarihu'l-Yakubî, II,17).
Tarih takvimi Hz. Ömer (r.a) döneminde kabul edilen hicrî takvimle başlamıştır
(Taberî, Tarihu'l Umem ve'l Mûlük, II,253. Buhârî, et-Târihu'l-Kebîr,I,10).

Medine'de İslam devletinin kurulmasından Hz. Ömer (r.a.) devrine kadar müslümanlar bazı önemli olayları tarih başlangıcı kabul edip buna göre zamanlarını tayin etmekteydiler.
Meselâ; Fil olayı, ficâr savaşı, zelzele yılı, veda haccı yılı ve bazı önemli zatların ölümü gibi olaylar tarih başlangıcı olarak kabul edilmekteydi.
Ancak bu, zaman zaman karışık bir durum arzediyordu. Hz. Ömer (r.a) bu karışıklığı gidermek amacıyla konuyu diğer sahabelerle istişare etti. Bu sırada meydana gelen olay bunun gerekliliğini bir kat daha arttırdı.
Yemen Valisi Ya'la b. Ümeyye Hz. Ömer (r.a)'a gün, ay ve yılı belli olmayan bir mektup gönderir. Aynı şekilde yılı belli olmayan vadesi Şaban ayı, diye kaydedilen bir senet Basra Valisi Ebû Musa el-Eşarî'ye getirilir.
Sözkonusu senette geçen şaban kelimesinin, bu yıla mı, geçen yıla mı, yoksa gelecek yıla mı ait olduğu meselesi kesin olarak anlaşılmayınca bu tarih ve sened ihtilafa sebeb oldu ve konunun önemini ortaya çıkardı.


Hz. Saad bin Vakkas takvim başlangıcı olarak Peygamber Efendimiz (sav) vefat tarihi önerisinde bulundu..
Hz. Talha bin Ubeydullah Sevgili Peygamberimiz(sav) Peygamberlik verildiği tarihi takvim başlangıcı yapalım önerisinde bulundu..
Hz.Ali Efendimiz (ra) da Sevgili Peygamberimiz(sav) Mekke'den Medine'ye hicret ettiği günün takvim başlangıcı olmasını teklif etti ve şura toplandı Hz. Ali Efendimiz(ra)'ın teklifi kabul edildi..


Hz. Peygamber (s.a.s), rebiülevvel ayında hicret etmişti. Ancak kamerî yıl muharrem ayı ile başladığından tarih iki ay sekiz gün geri alınıp Hicrî takvimin başlangıcı 23 Temmuz 622 olarak tesbit edildi.
Milâdî ve Rûmî tarihler gibi on iki ay esasına dayanan hicrî yıl muharrem ayı ile başlar ve zilhicce ile sona erer. Hicrî (kamerî) aylar şunlardır: Muharrem, safer, rebiülevvel, rebiülâhir, cemâzielevvel, cemâzielâhir, recep, şaban, ramazan, şevvâl, zilkade, zilhicce.

Notlarımdan: Allah Dostlarının sünneti 

*Sevgili Peygamber Efendimiz (sav)'i Allah (cc) diğer yardımlarının dışında  SAHABE ile ona kuvvet verdi. Bize onlarla islamı öğretti.. O yüzden Allah Rasulü kendini sevenleri sevecek ve şefaat edecektir..

*Edeben ilk on gün Hz. Hüseyin'in aç ve susus şehid edildiği için aşura pişirilmez oruç tutulur ki onların sıkıntılarını yürekte hissedebilmek adına..
*Hatta düğünler ve nikah gibi hayati önemli olaylar ertelenir muharrem ayında yapılmaz..

*Çok dua ve ibadet ile meşgul olunur..

*Hicret ile ilgili ayetler ise Nisa 100, Hicr 58, Bakara 218, Nisa 97-98, ve Nahl 41dir..

Hicret Niçin Yapılır

1- Hayatın devamı için
2- Sıkıntılardan kurtulmak için
3- Zulümden kurtulmak için
4- Günaha Girmemek için..
5- Allah'ın dinini tebliğ için
6- Dinini Yaşamak için

Hicri Yılbaşında Neler Yapılır

1- Çoluk çocuk ev halkına eşe dosta hediye ve bahşiş verilir (Muharremiye)
2- Dargınlar kırgınlar barışır..
3- Bu günlere kavuştuğu için Allah'a şükredilir dua,zikir ve ibadet yapılır..

Arkadaşlar ilave bilgileri yorum olarak bırakabilirsiniz..
Yazan özlem Karadeniz..25.10.2015





22 Ekim 2015 Perşembe

Dersimize başladık :)

Posted by Özlem Karadeniz on 19:14 with 8 comments

Selamların en güzeli ile selamlıyorum sizleri 

Selamünaleyküm
Bugün perşembe 11:30 12:30 arası koşar adımlarla yüzmeye gittim evi alelacele toparladım bi kaç lokmalık peynir ekmek atıştırdıktan sonra..

Yüzmeden 12:20 de çıktım ki eve yetişebileyim  cemat kuracağım siftah bugüne daha öncede ki yazımdan hatırlayacaksınız.. 

Eve geldim anahtarı evde unutmuşum kapıda kaldım.. oğluma eyvahlarla bi telefon beş dakikaya yetişti bana Allah Razı olsun.. evime girebildim..

Kalabalık değildik ama günümüzün kurallarını koyduk..

1- Kesinlikle yeme-içme ikram yasak niyetlenen olursa para olarak verecek Kur'an kursuna veya ihtiyaç sahiplerine verilecek.

2- Ders cemaati oldu.. Sadece bir Yasin Bir Tebareke ve bir Amme okunacak..

3- Alınan Kırk Hadis kitaplarından her hafta hanımlar birer hadis ezberleyerek gelecekler..

4- Kur'an Kelime Meali ezberlenecek haftaya Fatiha hazırlayıp gelecekler.. Kelime Meali Hatmine başlanmış oldu...

Netice olarak ders cemaati olduk haftaya fıkıh ve Esmaül Hüsna derslerini de ilave edeceğim Allah'ın izniyle..

Ben buradan derslerimizi de sizlerle paylaşmak istiyorum..
Sevgiler merak ettiklerinizi bana yazabilirsiniz.. 
     






18 Ekim 2015 Pazar

Sohbet Planlarım..

Posted by Özlem Karadeniz on 20:45 with 5 comments

Selamünaleyküm herkesin muharrem ayının hayırlara vesile olmasını dilerim. Önümüzdeki hafta 22.10.2015 perşembe günü evimde Kur'an sohbetlerine başlıyorum hayırlısıyla..
Aynı zamanda hicri takvime göre perşembe 09 Muharrem 1437 hicri yıl oluyor.
Bir işe başlangıç olarak hayırlı bir ay çünkü birçok ilkler hep muharrem ayına ve ilk on gününe rast gelmesi, benimde sohbetlere başlamamda manevi kuvvet olacağı inancımı artırıyor.. (1 Muharrem 622 tarihi ilk hicri yılbaşımız)

İlk sohbetim tabi ki önce euzu (sığınma) hakkında..  bütün evliyaların kitapları bile önce euzu ile kısacası tüm halıka (yaratılanlara arkanı dönüp sadece Allah'a sığınmak) ile ilgili yazılarla başlar bende niyet ettim bu konu ile başlamaya..

Ardından muharrem ayında neler olmuş bi kısa bilgi vermeyi düşünüyorum.. Peygamberlere verilen ikramları ve muharremiyeden bahsedicem (Hicri senenin başlangıcı olan muharrem ayının birinci günü yapılan yeni yıl tebrikleşmelerinde verilmesi adet olan bereket parası, yılbaşı bahşişi)

Birde Muharrem orucunun ramazan ayından sonra en faziletli orucun Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur hadisi şerifi hakkında bilgi vermeyi düşünüyorum..

Burada sizlerle sohbetlerimi ana hatlarıyla paylaşmak niyetindeyim ama ne kadar başarılı olurum bilemiyorum takdir Allah'ın (cc).. sohbet anında kalbe öyle ilhamlar geliyor ki niyet ettiklerinin dışında bambaşka sohbetlere akıyorsunuz çok sevdiğim bir maneviyattır.. 
Hayırlı bir hafta geçirmeniz dileğiyle Allah'a emanet olun..

15 Ekim 2015 Perşembe

Bakara Suresi 72. ayetin sebebi nuzulü

Posted by Özlem Karadeniz on 10:54 with No comments

72. Hani sizi bir adam öldürmüş ve aranızda tartışmış da suçu birbi­rinizin üstüne atmıştınız. Halbuki Allah, gizlemekte olduğunuzu ortaya çı­karır.



Ayetin nüzul sebebi ile ilgili rivayetler:

1- Abdullah b. Abas diyor ki:

"Hz. Musa'nın döneminde, İsrailoğullarından malı çok olan ihtiyar bir zat vardı. Bunun fakir yeğenleri vardı. İhtiyarın çocuğu yoktu. Öldükten sonra kendisine kardeşinin oğulları mirasçı olacaktı. Bunlar:

"Keşke amcamız ölse de kendisine mirasçı olsak" diyorlardı. Amcaları uzun sü­re yaşayınca şeytan onlara gidip şu vesveseyi verdi:

"Siz amcanızı öldürüp malına mirasçı olsanız ve yabancı bir şehre götürerek te oranın halkından diyetini alsanız nasıl olur." O dönemde bir insan öldürülür de mevcut olan iki şehirden hangisinde bulunursa diyeti o şehrin halkı ödermiş. İki şehirin arasında buluna­cak olursa mesafe ölçülür, ceset hangi şehre daha yakınsa diyeti o şehir ödermiş. Amcaları uzun süre yaşayınca yeğenleri, şeytanın vesvesesine kapılmışlar ve amcalarını öldürüp diğer şehre götürmüşler ve oraya bırakmışlardır. Sabah olunca da amcalarını öldüren bu yeğenler, o şehir halkına gidip

"Amcamız sizin şehirin kapısında öldürülmüş, Allah'a yemin olsun ki onun diyetini bize ödeye­ceksiniz." demişlerdir. Şehir halkı:

"Allah'a yemin ederiz ki biz onu öldürme­dik, onu öldüreni de bilmiyoruz. Şehrimizin kapısını kapadıktan sonra sabaha kadar da hiç açmadık." demişlerdir. Bunun üzerine iki taraf ta Hz. Musa’ya başvurmuşlardır. Öldürülen adamın yeğenleri:

"Biz amcamızı bunların şehirleri­nin kapısında ölü olarak bulduk." demişler, şehir halkı ise "Allah’a yemin olsun ki biz onu öldürmedik, şehirin kapısını akşamleyin kilitledikten sonra sabaha kadar hiç açmadık." demişlerdir. İşte bunun üzerine Cebrail (a.s.) herşeyi işiten ve bilen Allah tealanın Hz. Musa’ya "Onlara de ki "Allah size bir sığır kesmenizi ve onun bir parçasıyla ölüye vurmanızı emrediyor." âyetini getirmiştir.[120]

2- Muhammed b. Kâ'b el-Kurezi ve Muhammed b. Kays ise, öldürülen kişi hakkında İsrailoğullarının ihtilafa düşmelerini şöyle nakletmişlerdir:

"Torunlara ayrılan İsrailoğullarından bir torun, insanlar arasında çokça şerrin yayıldığını görünce, kendilerine mahsus bir şehir kurmuşlar ve insanlardan uzaklaşmışlar­dır. Bunlar akşam olunca orada yaşayan herkesi şehirin içine topluyor, kapılarını kapatıyorlarmış. Sabah olunca da reisleri şehri kontrol ediyor, herhangi bir şey görmeyince kapıyı açıyor ve insanları akşama kadar serbest bırakıyormuş. Böylece bu insanlar gidip başka yerlerdeki insanlarla alış veriş vb. münasebetlerde bulunuyorlarmış. Bu dönemde İsrailoğullarının içinde, malı çok olan ve karde­şinin oğlundan başka da mirasçısı bulunmayan bir kimse varmış. Adam uzun müddet yaşamış. Kardeşinin oğlu da, bir an evvel mirasını elde etmek için onu öldürmüş ve götürüp adı geçen şehirin kapısına atmış. Kendisi ve arkadaşları şehrin kapısına gizlenmişler. Şehirin reisi, şehirin içinde herhangi bir durum olmadığını öğrendikten sonra şehirin kapısını açmış. Kapının önünde bir kişi­nin öldürüldüğünü görünce de kapıyı kapatmış. Bunun üzerine öldürülen ada­mın kardeşinin oğlu ve arkadaşları:

"Dur bakalım onu hem öldürdünüz hem de kapıyı kapatıyorsunuz." demişler.

Bu sırada çokça cinayetler işleniyor, Hz. Musa da şehirlerinde cinayet iş­lenen insanları cezalandırıyordu. Bu yüzden öldürülen kişinin kardeşinin oğlu ile şehir halkı arasında neredeyse savaş çıkacaktı. Her iki taraf ta silahlarını ku­şandılar fakat sonra savaşmaktan vazgeçip Hz. Musa’ya başvurdular. Durumu anlattılar. Öldürülen kişinin yeğenleri:

"Ey Allah'ın Rasulü, bunlar amcamızı öl­dürdüler sonra da kapıyı kapattılar." dediler. Şehir halkı ise:

"Ey Allah'ın Rasulü, sen bizim, insanlardan ayrılıp özel bir şehir kurduğumuzu biliyorsun. Sen bizim, şerli insanlardan uzak durduğumuzu görüyorsun. Biz o kişiyi ne öldür­dük ne de öldüreni biliyoruz." dediler. Bunun üzerine Allah teala, bir sığır kesip parçasıyla ölüye vurmalarını emretti. Hz. Musa da onlara:

"Allah size bir sığır kesmenizi emrediyor." dedi. [121]

3- Ubeyde es-Selmani ve İbn-i Zeyd de İsrailoğullarının, öldürülen kişi hak­kındaki ihtilafları hususunda benzeri görüşler zikretmişlerdir. [122]



kaynak
[120] İbn Cerir et-Taberî, Câmiu'l-Beyân.
[121] İbn Cerir et-Taberî, Câmiu'l-Beyân.
[122] İbn Cerir et-Taberî, Câmiu'l-Beyân.

6 Ekim 2015 Salı

Yüzme Videoları Hobim oldu..

Posted by Özlem Karadeniz on 19:01 with 11 comments

Şimdilerde yüzme videoları seyrediyorum hobim oldu.. bu gün daha az yoruldum ama astım oluşum beni çok zorluyor nefes darlığım inşA'llah yakında düzelir yüzme hocam "panik yapma"diyor halbuki panik değil çok sık nefes alıyorum. dışardan görene göre panik ama değil :)
Bende nefes darlığı var deyince "astım var mı ?" diye sordu "evet dedim" "hımm tamam" dedi.. en azından bana bakış açısı değişti..

Çok cesurum ama hocamın aferinlerini bugün ben kaptım :)
Bugün suyumuz neden soğuktu anlamadım üşüdüm ilk defa :s



Yüzmenin en önemli şartlarıdan biri DOĞRU NEFES ALMAK
Öğrenirsem iş tamam demektir..






Bak işte! seyredipte kendimi motive ediyorum canım benim çok cesur aynı ben =)
Yorulunca ters dön dinlen iyi fikir :)
Şaka bi yana azimliyim Allah cümlemize yardım etsin sevgiler =)

Twitter’da Mention nedir? Mention nasıl atılır ?

Posted by Özlem Karadeniz on 10:35 with No comments

Twitter kullanıcıları için bilinmesi gereken bi detay arkadaşlar okuyalım, uygulayalım öğrenmenin yaşı yok, teşekkürleri bekliyorum   =))))

Twitter’da Mention nedir? Mention nasıl atılır ?


Türkçe’deki karşılığı bahsetmek olan mention kelimesini Twitter’da birisini etiketlemek istediğimizde kullanırız. Mention’un işareti @ ‘tir. Twitter’da mention kullanımını iki şekilde uygulayabiliriz.
Mention, Menşın diye okunur. (menşın kelimesinin içerisindeki N harfini yarım yutarak okunur, normalde çıkan ses meşınolarak da çıkabilir.)




Birinci yöntem: Timeline dediğimiz ana sayfada herkes tarafından gözükmesini istemiyorsak, mention’u en başa yazmalıyız.
Örnek: @emreozmen87 kanka iş çıkışı metronun orada ol. Bekletme la
Örnek2: @f_kaan_b evlenme teklifi etmek öyle kolay değilmiş dimi

Dipçe: Yukarıdaki şekilde mentionu başa koyup tweet atarsanız, sizi takip eden kişilerin anasayfasında(timeline) gözükmez. Fakat hem sizi takip eden hem de mentionladığınız kişiyi takip eden bir kullanıcı var ise o zaman ana sayfasında gözükür. Diğer durumlar bu konuşma anasayfaya düşmez. Sadece sizin profilinizde gözükür.



İkinci yöntem: Mention’u ortaya veya sona yazarak bütün takipçilerinizin bu tweeti görmesini sağlayabilirsiniz.
Örnek: Ne @KivancTatlitug senin olacak Ne @AdrianaLima benim. Gel yastık yapayım göbeğimi sana.
Örnek2: Gezi Parkı olayları dolayısıyla etkinlikleri iptal eden @BeyogluHayal cansın!

Dipçe: Yukarıdaki mentionlu tweetler attığınız normal tweet gibi gözükür ve anasayfaya düşer. Kurumsal hesapların twitter adreslerine mention atacağınız zaman şikayet/öneri veya tebrik gibi, ikinci yöntemi kullanmanız daha doğru olacaktır. Ayrıca olumlu bir tweet attığınızda sizi Retweet yapabilir ve sizinle aynı düşünceye sahip diğer twitter kullanıcıları sizi takip edebilir.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...