16 Kasım 2014 Pazar

Hideyete Giden Yol 1

Posted by Özlem Karadeniz on 21:37 with 9 comments
Tasarım bana aittir

Yıllar önceyi hatırladı eşiyle flört ettiği dönemlerde

 eşi:
"Annem senin başörtüsü takmanı çok isterdi" cümlesini duyunca ne kadar kızdığını ve hemen söz yüzüğünü çıkarıp eline verişini..
"Neden beni olduğum gibi kabul etmiyorsun? beni başörtülü tanımadın ki ? değiştirmeye çalışıyorsun.. hiç anlamıyorum seni.."
Biliyordu aşkısı onu üzmeyecek yine alttan alacaktı tahmin ettiği gibi de oldu..
"Tamam hayatım sen bilirsin"
Annem istiyor dediği aslında kendisinin isteğiydi ama cesaret edip söylememişti. Biliyordu ters tepeceğini..


Aradan yıllar geçmişti neydi kimdi değişen bilemiyordu ama kendisinin yerine bambaşka biri gelmişti.. Sanki kalbinde görünmeyen bir ayna vardı. Hisleri kuvvetlenmiş bazı şeyleri önceden sezer olmuş ve güzel rüyalarda görüyordu..


Fatih'te bir mali müşavirin bürosunda çalışıyordu. İki erkek arkadaşı daha vardı onlarda muhasebede ona yardım ederek mesleği öğrenmeye çalışıyorlardı. Arkadaşları dışarıya yani bankaya vergi dairesine ve mükelleflere gidip gelirken kendiside içerideki işlerden sorumluydu..


İbrahim'e sıksık sorular sorardı "neden gece tırnak kesmek günah" oda o kadar güzel cevaplar verirdi ki hemen inanırdı.. "Karanlıkta tırnaklar sağa sola sıçrar göremeyiz ama peygamberimizin sünnetidir başka hikmetlerde vardır."
Birgün İbrahim Betül'ü Fatih'te Vakıf'a götürdü ona buradan istediğini seç hediyem olsun dedi.
içersi kitap doluydu.. Kur'an'ı Kerimler de vardı ama o "İlahi Rahmet Hz. Muhammed (sav) İmam-ı Kastalani Hz. " adlı kitabı beğendi teşekkür ederek aldı.. "İyi oku merak ettiklerini öğrenirsin" dedi İbrahim..


Maddi durumları yeni evli olmasına rağmen bozuktu.. Kendisi araba kredisini ödüyordu.. eşinin mefruşat dükkanı vardı henüz çok yeniydi ve işleri de bozuktu..
Hergün Fatih'te tesettürlü, çarşaflı kızları görür kedi ciğere bakar gibi hayran hayran onları seyreder ama bir türlü kapanma cesaretini gösteremiyordu..


En sonunda cesaretini topladı "hayatımda birkaç günümü riske atacağım herkes ne derse desin" dedi ve eltisinin evine akşam yemeğine gittiklerinde
"Senden bir şey rica edeceğim"
"buyur canım"
"ben kapanmak istiyorum bu sevabı sen al istedim hiç kapalı giysim yok."
"ciddi misin çok sevindim ben sana alırım yarın seni en güzelinden başörtüsü ve pardesü almaya götüreyim...sen yeter ki kapan.. şimdilik benim iki gün oldu bir ya da iki kere giydiğim başörtüsü ve pardesüm var onları giydireyim olur mu? "
"Tamam olur"
Eltisi Betül'ü güzelce giydirdi eşi içeride oturuyordu süpriz yaptı. Odanın kapısında iki kollarını da açarak..
" Na na naaaaa nasılım =))"
Çok şaşırdı hiç beklemediği bir şeydi bu.. O kadar mutlu oldu ki eşini başörtüsü ve pardesüyle bir anda görünce..
" Bak dönüşü olmayan bir karar bu iyi düşündün mü? bi daha açılmayacaksın ama.."
" Evet ben sana sormadım ki kapanırken kesin olmasa kapanır mıyım bi daha asla açılmam.. hem ne düşündüğümü biliyorsun ben dönersem tam dönerim öyle başörtüsüyle de kalmam.. "

Eltisinden annesine telefon etti.
"Anne ben kapandım"
"Ama kızım kocan başka kadınlara bakar"
"Ne alaka canım ne ilgisi var"
"Mutlaka bize uğra nasıl yakıştı mı merak ediyorum.."
"Tamam by" dedi telefonu kapattı.. saat bi hayli geç olmuştu hemen kalktılar..
Binanın dış kapısını derken arabanın kapısını eşi kendisinden önce davranıyor hemen açması dikkatini çekti. Bi anda eşi üzerine ne kadar da düşüverdi öyle çok şaşırdı.. 

Annesinin evinin merdivenlerini çıkarken kalbi heyecanla atıyordu.. nasıl karşılayacaklar tepkisi ne olacaktı acaba?
Heyecanla zile bastı.. annesi kapıyı açtığında
"Çok güzel olmuşsun hayırlı olsun kızım" sözlerini duyunca rahatladı.. bi cesaretle babasını sordu..
"Televizyon seyrediyor içerde" bi hamale içeri girdi.
"Ben geldiiiim" babası şok olmuştu.
"Örümcek kafalı ben seni bunun için mi okuttum" dedi
Babasına çok şaşırdı bi an ne diyeceğini bilemedi. 
"Gayet iyiyim" diyebildi.. yüzünde yapmacık acı bir tebessümle..
Hiç beklemediği bir tepkiydi bu..
Bu gecenin bir de sabahı vardı acaba iş arkadaşları patronu nasıl karşılayacaklardı.. 
Bu örtünme daha başlangiçtı.. arkası gelecekti çünki hayata yeni gözlerini açmıştı.. yeniden doğmuştu.. herşeyi yeni öğreniyordu.. nefesi almayı bile.. Elhamdülillah!..


Yazan Özlem Karadeniz
Devamını okumak için..  Hidayete Giden Yol 2
Tepkiler:

9 yorum:

  1. çok sevdim bu hikayeyi ya. ben de tüyaptan dün bu ve benzer bağlamda yazanların kitaplarını almıştım. aklıma gelmişken "marifetname" ve "kalplerin azığı" iyi kitaplar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim beğendiğine sevindim:)
      Kalplerin azığı yok olsaydı okurdum.. Marifetname'nin özetletlenmiş bir ciltlik olanı okudum..Şimdi unuttum uzun zaman önceydi.. başkasına verdim kitap gelmedi kimde olduğuda belli değil.. neyse giden kitap olsun önemli değil..

      Sil
    2. kütüphanelerde var yaaa azık :)

      Sil
  2. İnsan dalıp gidiyor uzaklara..

    YanıtlaSil
  3. Bu, gerçek bir hayat hikâyesi mi, yoksa hâyâl ürünü bir yazı mı, bilmiyorum ama dilerim Allah'tan, burada anlatılan kadın gibi tüm kadınlarımız aydınlanır tez zamanda.. Kapanmanın, asıl özgürlük olabildiğini görmek herkese nasip olmuyor ne yazık ki..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçek bir hayat hikayesi.. amiin Rabbim cümlemize hidayet etsin.. çok teşekkür ederim bu güzel yorumlarınız için..

      Sil
  4. Örümcek kafalı ben seni bunun için mi okuttum diyen babaya ben olsam keşke biraz da sen okuyaydın derdim. Ama işte baba ne de olsa diyemiyosun. İnsan inandığı gibi yaşamalı. Güzel bir yazı olmuş elinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğendiğiniz için teşekkürler.. Cahillik ailelerden çıksa toplum düzelir zaten.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...